Yeni Zelanda Kamp Yolculuğu (51. – 60. Günler)

Yeni Zelanda’daki kamp yolculuğumun 51. günü ile 60. günü arası Dunedin ve Invercargill rotasıydı. Detaylar aşağıda!

Invercargill Dunedin Kamp Turu
Rotam: Gore > Dunedin > Invercargill > Dunedin (Büyük resim için tıklayın)

Yeni Zelanda Kamp Yolculuğu

51. Gün

Rota: Gore > Dunedin (160 Km)

Kamp Yeri: Brighton Ocean View Car Park (Ücretsiz)

Burası Dunedin’ın Brighton adlı yerleşim birimindeki küçük bir kamp alanı. Çadır kuraya müsait değil ama belirli sayıda araca geceyi burada geçirmeye izin veriyorlar. Piknik masası ve tuvaleti bulunuyor. Üst üste en fazla 3 gece burada kalabiliyorsunuz. Ardından bir gece ara verip tekrar 3 gece daha kalmak mümkün.

Gezdiğim Yerler: Dunedin Yarımadası Fok Kolonisi

Günün Özeti: Gore’daki son sabahımda kütüphaneye giderek Dunedin’daki iş ilanlarına baktım. Bana uygun görünen 10 kadar ilana başvurduktan sonra Dunedin’a doğru yola çıktım. Bu rota üzerinde görecek pek bir şey yok aslında. Dunedin’a geldikten sonra direkt olarak Dunedin Yarımadası’na geçtim. Güzel irili ufaklı yeşil tepelerdeki evlerin manzarası eşliğinde, okyanus kıyısındaki bir yolu takip edebiliyorsunuz. Yarımadanın ucunda ‘Royal Albatros Centre’ adında bir yaban hayatı merkezi var. Sadece albatros kuşlarını değil, fokları ve dünyanın en küçük penguenleri olan mavi penguenleri de burada görebiliyorsunuz. Yalnızca fokları ve şanslıysanız da albatroslardan birkaçını ücretsiz görebiliyorsunuz. Mavi penguenler ve ve albatros kolonisi için bu yaban hayatı merkezindeki turlara katılmanız gerekiyor. Burada geçirdiğim süre boyunca birkaç fok ve sadece 1 tane de albatros kuşu gördüm. Özellikle albatroslara bayıldım. Kanat genişliği 3 metreye kadar ulaşan albatroslar denizlerin hakimi olarak biliniyor. Burada birkaç saat geçirdikten sonra önce bir piknik noktasına ardından da kamp yerine geçtim.

Sea lions at Dunedin Peninsula - New Zealand

52. Gün

Rota: Dunedin

Kamp Yeri: Brighton Ocean View Car Park (Ücretsiz)

Gezdiğim Yerler: Dunedin Tren İstasyonu, Sanat Galerisi, Otago’nun İlk Yerleşimcileri Müzesi (Otago Settlers Museum)

Günün Özeti: Dunedin’da bir süre kalıp para biriktirmek istediğimden, başvurduğum işlerden bir cevap gelene kadar beklemem gerekiyor. Kamp yerinden sabah erkenden ayrılarak Dunedin’ın merkezini gezmeye başladım. Beklediğimden daha sakin bir şehir olduğunu söylemeliyim. Öğrenci şehri olarak anıldığından daha canlı olmasını beklerdim. İlk önce ‘First Church of Otago’ adındaki kiliseyi ziyaret ettim. Yeni Zelanda’nın en güzel kiliselerinden biri. Yalnızca dış mimarisi değil, iç tasarımı da güzel. Kilisenin ardından Yeni Zelanda’nın en çok fotoğrafı çekilen yapılarından biri olan 111 yıllık Dunedin Tren İstasyonu’nu ziyaret ettim. Bir zamanlar Yeni Zelanda’daki en yoğun tren istasyonu olsa da, bugün kendisini ziyaret eden turist sayısı yolcu sayısından çok daha fazla. Tasarımı o kadar güzel ki, bir tren istasyonu ancak bu kadar güzel olabilir. Özellikle de iç tasarımına ve renklerindeki sadeliğiyle olan uyumuna bayıldım. Tren istasyonunun çarprazında yer alan Otago’nun İlk Yerleşimcileri Müzesi ziyareti ile bir başka güzel günü daha tamamladım.

Dunedin Railway Station - New Zealand

53. Gün

Rota: Dunedin

Kamp Yeri: Brighton Ocean View Car Park (Ücretsiz)

Gezdiğim Yerler: Tünel Plajı

Günün Özeti: Bugün bir iş bulma ajansından biri beni aradı ve Cv’mi beğendiklerini söyledi. Yarın için kayıt işlemimi tamamlamak üzere davet ettiler. Yeni Zelanda pahalı bir ülke olduğundan, paramın çoğu bitti ve artık bir süre çalışmam gerekiyor. Öğleden sonrasını değerlendirmek üzere kamp yerinden ayrıldım ve Tünel Plajı’na gittim. Dunedin ile Antartika arasında bir başka kara parçası bulunmadığından, Pasifik Okyanusu’nun dev dalgaları zaman zaman bu kıyılarda etkili oluyor. Dunedin’daki bir başka günümü değerlendirmek üzere ziyaret ettiğim Tünel Plajı çevresindeki kaya yapıları dikkat çekiciydi. Dev dalgaların şiddeti o kadar yüksek ki, burada falezler oluşmuş durumda. Bu alanı asıl ünlü yapan ise 150 yıl önce insan eliyle hazırlanmış olan bir tünel. John adında biri ailesi için gözlerden uzak bir plaja giden bir tünel kazmış. Bir tepenin bir tarafından diğer tarafına kadar uzanan bu tünelin zeminini, merdiven şeklinde basamaklı olarak dizayn etmiş. Tünelin ucu kayalarla dolu küçük bir plaja çıkıyor. Gelgit etkisiyle su seviyesi burada gün içerisinde değişiyor.

Tünel Plajı - Yeni Zelanda Gezi Rehberi

54. Gün

Rota: Dunedin > Slope Point (195 Km)

Kamp Yeri: Weir Beach Reserve (Ücretsiz)

Geniş ve düz bir çim alan üzerinde geceyi geçirebileceğiniz basit bir yer. Sadece bir adet tuvaleti var o kadar. Bu çevrede başka ücretsiz kamp alanı olmadığından ve ‘Slope Point’e çok yakın olduğundan geceyi geçirmek için idare eder.

Gezdiğim Yerler: Owaka Demlik Bahçesi, Catlins

Günün Özeti: Sabah 9:30’daki randevum için iş bulma ajansına gittim. Kısa bir toplantının ardından 8-9 sayfalık bir formu okudum ve imzaladım. Ardından kısa bir uyuşturucu testine girdim. Böylece ajansa kaydım tamamlandı. Teşekkür ederek ayrıldım. Gün içerisinde beni arayarak Invercargill’de bir iş olduğunu söylediler. Dunedin’a 260 km uzaklıkta olsa da, en azından iki haftalığına para biriktirmek için kabul ettim. Invercargill’e gitmeden önce Yeni Zelanda’nın en güneyindeki noktasına uğramak istediğimden, geceyi Catlins’teki “Weir Beach Reserve”de geçirmek üzere yola çıktım. Owaka adlı kasabadan geçerken çok ilginç bir bahçeyle karşılaştım: Demlik Bahçesi. Bir evin küçük bahçesi onlarca çaydanlık ve bir sürü farklı şekil yerleştirilmişti. Balık, kedi ve tavşan şeklinde demlikler bile vardı. Hemen yanında küçük bir de Demlik Müzesi vardı ama ziyarete kapalıydı.

Teapot Garden - Teapotland - Owaka, New Zealand

55. Gün

Rota: Slope Point > Invercargill (75 Km)

Kamp Yeri: Karon Court Backpackers (Haftalık 200 NZD / 550 TL)

Gezdiğim Yerler: Yeni Zelanda’nın En Güney Noktası: Slope Point

Günün Özeti: Kamp yerindeki diğer 5 araç ile birlikte sırayla Slope Point’e doğru hareket ettik. Slope Point; Yeni Zelanda’nın güney adasının en güney noktası olarak Güney Kutbu’na 4903 km yakınlıkta bulunuyor. Özel bir arazi üzerinde bulunduğundan, aracınızı çitlerin dışına park edip 20 dakika kadar yürüyerek hedefe ulaşıyorsunuz. Hem yürürken hem de uç noktaya vardığınızda şiddetli rüzgarlar ile baş etmek durumundasınız. Slope Point ziyaretimin ardından Invercargill’e hareket ederek, Yeni Zelanda’daki çalışma hayatımın ilk günü öncesi bir otelde dinlenmeye çekildim. Haftalardır araç içerisinde yolculuk ettikten sonra bir otel odasında uyuyabilmek çölde bulunan bir vaha gibi geldi.

Slope Point - Yeni Zelanda'da Gezilecek Yerler

56. Gün

Rota: Invercargill > Dunedin (260 Km)

Kamp Yeri: Warrington Domain (Ücretsiz)

Şimdiye kadar kamp yolculuğum boyunca gördüğüm en güzel kamp alanlarından biri. Büyük bir kamp alanı olmasının yanı sıra, temiz içme suyu ve tuvalet imkanı var. Ayrıca geniş bir sahilin hemen yanı başında. Belediye tarafından düzenli olarak kontrol ediliyor.

Gezdiğim Yerler: Bill Richardson Transport World

Günün Özeti: Invercargill’de bir süre çalışıp para biriktirdikten sonra kamp yolculuğuma kaldığım yerden devam etmeye başladım. İlk önce çok görmek istediğim bir klasik araç koleksiyonu müzesi olan Bill Richardson Transport World’ü ziyaret ettim. Ardından Papatowai adlı küçük bir kasabada “Kayıp Çingene’nin Karavanı” adlı ilginç bir karavanı / müzeyi görmek için durdum. Saat geç olduğu için açık değildi ama yine de sahibinin ne kadar “farklı” bir dünya görüşüne sahip olduğunu anlamak için karavanın etrafındaki bahçede gezmek bile yeterliydi. Kendi icatlarını ve tasarımlarını hem karavanın içerisinde hem de bahçesinde sergiliyor. Örneğin alttaki fotoğrafta gördüğünüz küçük kafesin içerisinde ABD eski başkanı Bush’un sözlerini tiye alan bir mekanizma hazırlamış. Bu becerikli insanla tanışmak isterdim ama nasip değilmiş diyelim. Burada biraz mola verdikten sonra Dunedin’a doğru yola çıktım. Bir an önce bir başka iş daha bularak para biriktirmem lazım.

Klasik araç koleksiyonunu anlatan gezi yazısını okumak için: Bill Richardson Transport World

Yeni Zelanda Kamp Yolculuğu
“Bilgece sözler için butona basın.” denmiş.

57. Gün

Rota: Dunedin

Kamp Yeri: Warrington Domain (Ücretsiz)

Gezdiğim Yerler: Otago Yarımadası, Port Chalmers

Günün Özeti: Dunedin’a döndükten sonraki ilk günümde direkt iş bulma ajansını aradım ve yine iş aradığımı söyledim. Bir önceki iş yerinden hakkımda olumlu referans aldıklarından aramızda gayet pozitif bir konuşma geçti. Bekleyip, göreceğiz… Bugünü daha çok dinlenerek geçirmek istediğimden sadece Otago Yarımadası etrafında kısa bir tur attım. Güzel manzarasıyla birlikte keyifli bir sürüş oldu. Yeni Zelanda’nın her bir köşesinde olduğu gibi, bu geniş yeşil yarımadada da koyunlar mutlu mesut yaşıyorlar. Bir tepede tek başına birisinin fotoğrafını çekmesini bekleyen bir koyuna yardımcı oldum. Yeni Zelanda’da o kadar çok koyun var ki, gezerken insandan daha fazla koyun görüyorsunuz. Bir zamanlar koyun sayısı insan sayısının 20 katına kadar çıkmış ama bugün bu oran şimdilik 6 katı kadar görünüyor. Yarımada etrafındaki bir turdan sonra bu sefer Dunedin’ın diğer yakasında yer alan Port Chalmers’ı ziyaret ettim. Şehrin bu bölgesindeki evler ve atmosfer daha hoştu.

Koyun Fotoğrafları - Yeni Zelanda

58. Gün

Rota: Dunedin

Kamp Yeri: Warrington Domain (Ücretsiz)

Gezdiğim Yerler: Dünyanın En Dik Sokağı: Baldwin Street, Dunedin Botanik Bahçesi

Günün Özeti: Bugün aldığım bir telefona göre ‘Cadbury World’ adlı bir şirkette çalışabileceğimi öğrendim. Kütüphaneye gidip biraz ev kirası fiyatlarını araştırdım. Dunedin’da otel sayısı az ve odalar çok daha pahalı. Günün devamında dünyanın en dik sokağı ünvanına sahip olan ‘Baldwin Street’i ziyaret ettim. Bu ilginç sokağı gördükten sonra, yakınlardaki Dunedin Botanik Bahçesi’ni ziyaret ederek dinlendim Daha sonra bir mobil operatörün şubesine giderek 19 NZD (50TL) ödedim ve bir simkart aldım. Bu aylık ücrete 200 dakika konuşma ve 1 GB internet dahildi.  Kamp yerine dönerek internetten ev araştırmalarına devam ettim.

Dünyanın en dik sokağını anlatan gezi yazısı: Baldwin Street

Baldwin Sokağı, Dunedin
Baldwin Sokağı’nı tırmanmaya çalışan bir araç

59. Gün

Rota: Dunedin

Kamp Yeri: Brighton Ocean View Car Park (Ücretsiz)

Gezdiğim Yerler: Aziz Clair Sahili (St Clair Beach), “Otago’s First Church”

Günün Özeti: Çalışmaya başlamadan önceki boş vaktimi Dunedin’ı biraz daha gezerek değerlendirmek adına her gün farklı yerlere gitmeyi sürdürüyorum. Bugünkü durağım Aziz Clair Sahili’ydi. Yeni Zelanda’da şimdiye kadar gördüğüm en güzel sahillerden biriydi. Gün doğumu ve gün batımı için özellikle de gelgit saatlerinde ziyaret edilmesi hoş bir sahil. Fotojenik tahta direkleri ile güzel kareler yakalama imkanı sunuyor. Güneşin doğuşunu burada izledikten sonra Dunedin’ın merkezindeki bir kilise olan “Otago’s First Church” adlı tarihi bir kiliseyi ziyaret ettim. Sanırım Yeni Zelanda’da böyle güzel tasarımlı kilise sayısı pek azdır. Bu arada, Dunedin cuma veya cumartesi akşamları bile bir öğrenci şehrine göre çok sakin. Anladığım kadarıyla Yeni Zelanda’da genel olarak insanlar akşamları dışarı çıkmayı pek sevmiyor. Bugün de Dunedin’da biraz gezdikten sonra kamp yerine geri dönerek ev araştırmalarıma devam ettim. Bana uygun ev veya oda kiraları 100 NZD (270TL) ile 200 NZD (540TL) arasında değişiyor. 3 aday belirledim şimdilik. Yarın gidip evleri göreceğim.

Aziz Clair Sahili - Dunedin, Yeni Zelanda Sahilleri ve Plajları

60. Gün

Rota: Dunedin

Kamp Yeri: Brighton Ocean View Car Park (Ücretsiz)

Gezdiğim Yerler: Mavi Penguen Turu (Royal Albatros Centre)

Günün Özeti: Dunedin’ın merkezi ‘Octagon’a 15 dakika yürüme mesafesinde, haftalık 200 NZD (550TL)’ye bir ev buldum. Giriş katı bu daireyi içerisinde pek bir eşyası bulunmadığı için aslında ucuza kiralamış oldum. Çok uzun süre kalmayacağımdan böylesi iyi denk geldi. Ertesi gün taşınacağım için, Dunedin’daki kamp hayatımın son gününü de değerlendirmek adına, dünyanın en küçük penguenleri olan ‘Mavi Penguen’leri görmeye gittim. Otago Yarımadası’nın ucunda yer alan ‘Royal Albatros Centre’, bu küçük penguenler için akşamları küçük turlar düzenliyor. Penguenler hava yeterince soğuduğunda plajda kendileri için hazırlanmış olan özel koruma evlerine geliyorlar. Onları rahatsız etmeyecek şekilde yerleştirdikleri ışıklandırma sayesinde eve dönüş adımlarını izleyebiliyorsunuz. Bu arada, yetişkin bir Mavi Penguen yalnızca 30 cm kadar bir boya ve 1 kg kadar da bir ağırlığa sahip.

Blue Penguins, Dunedin - New Zealand
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Scroll to Top