Avustralasya Sümsük Kuşları (Gannet), Yeni Zelanda’nın birkaç bölgesinde kolonisi bulunan ilginç ve güzel kuşlar. Ben Cape Kidnappers’taki koloninin misafiri oldum. Bu kuşlar büyük ve güçlüler de aynı zamanda. Karakteristik özelikleri arasında dar uzun boyunları ve sanki özellikle sarıya boyanmış başları yer alıyor. Doğduklarından itibaren ilk 15 hafta boyunca anneleriyle birlikte kalıyorlarmış. 3 aylık olup uçmayı öğrenince, Avustralya’nın doğusuna göç ediyorlarmış. Gidenlerin %75’i ise geri dönemeden ölüyormuş. Aslında tek eşli olarak yaşasalar da, dönemeyen partnerleri olunca yerlerine yenisini arıyorlarmış.

Sümsük Kuşu (Gannet) Kolonisine Nasıl Gidilir?
Öncelikle bu macera için bir ücret ödenmesi gerekmediğini belirtmeliyim. Koloniye ulaşabilmek için sahilde gidiş/dönüş toplam 19 km’lik bir yürüyüş yapmak gerekiyor. Bu yürüyüş, gidiş/dönüş 5 saat kadar sürüyor. Gelgit saatlerine dikkat ederek planınızı yapmalısınız. Bu yürüyüşün büyük bölümü kum sahili üzerindeyken, çakıllı ve kaya zeminli bölümleri de var. Yürüyenlerin yanı sıra, birçok kişi de ATV kiralayarak hedefe varmayı tercih ediyor. 140 NZD’ye (360 TL) 2 saatlik rehberli ATV turları var. 80 NZD’ye (200 TL) yarım günlük ATV kiralanabildiğini de duymuştum. Bunun yanında, bir traktörün arkasında takılı bir platform üzerinde rehberli turlara çıkanlar da var. Bu traktörlü turlar için ücret normalde 40 NZD (100 TL), ancak bazen 20 NZD’ye (50 TL) indirim sitelerinde yer ayırtılabiliyor.

Hedef: Napier
Gisborne’dan Wellington’a uzanan rotam boyunca neler yapabileceğimi araştırırken, dünyada ziyaret edilebilen en büyük Sümsük Kuşu kolonisini Napier’de görebileceğimi öğrendim. “Cape Kidnappers Sümsük Kuşu Kolonisi”, Kasım ayının başlarından Şubat ayının sonlarına kadar burada kalıyormuş. Henüz Ocak ayı olduğu için de zamanlamam güzeldi. Tek dikkat etmem gereken gelgit saatleriydi. Çünkü; eğer yanlış bir zaman seçersem ya hiç yürüyemez ya da bir noktada kayalıklarda sıkışıp kalırdım. Hem internet üzerinde, hem de yürüyüşe başlanılan noktadaki panoda gelgit saatleri net bir şekilde birkaç gün öncesinden açıklanıyor. Saatleri kontrol ettikten sonra yanıma yeterince su ve bir miktar yiyecek alarak yola koyuldum.
Bu arada, “Cape Kidnappers” bir Maori efsanesinde geçiyor ve Maori dilindeki karşılığı: “Maui’nin Balık Oltası”.
Cape Kidnappers’daki gelgit saatlerini kontrol etmek için: Gelgit Saatleri

Cape Kidnappers Sümsük Kuşu (Gannet) Kolonisi
Yer yer geniş bir sahil üzerinde ve dik tepelerin önünde yürümeye başladım. Ara sıra küçük taşlar aşağıya yuvarlanıyordu. Tepelerden veya kayalıklardan uzak durulması gerektiği ile ilgili birkaç uyarı levhası da gördüm. O yüzden dikkat etmek gerekiyor. Yürüyüşüm boyunca sık sık ya ben birilerinin yanından geçtim ya da ATV’li gruplar beni geçti. Sahile sandalyelerini koyup, oltalarıyla şanslarını deneyenleri de gördüm. Öyle tek başına yürünen ıssız bir rota olduğu söylenemez. Yaklaşık 2 saat yürüdükten sonra önce tuhaf bir kokuyla, sonra da bu kokunun kaynağı olan Sümsük kuşlarıyla ilk kez karşılaşmış oldum. Bu ilk görülen koloni küçük olanı. Alçak kayaların üzerinde bulunuyorlar ve isterseniz birkaç metreye kadar yaklaşabilirsiniz. Kısa bir merhaba dedikten sonra 1 Km daha yürüyerek bir DOC (Doğal Kaynakları Koruma Bakanlığı) kulübesine vardım. Burası resmi bilgi edinme ve dinlenme yeri. Ayrıca tuvalet ve temiz içme suyu da bulunuyor. O kadar yürüyüşten sonra bulduğum bu gölgelik yer ve soğuk su tam da ihtiyacım olan şeydi! Bu kulübenin yanından yukarı doğru çıkan yolu takip ederek asıl büyük koloniye ulaşılıyor. Biraz dinlendikten sonra, kısa süren bir yürüyüş ile nihayet hedefe vardım. 🙂

Avustralasya Sümsük Kuşları
Sümsük kuşları bir tepenin üzerindeki düzlükte yaşıyorlar. Etrafları ince bir şerit ile çevrili. Kuşların hayat hikayelerine dair birkaç tane de bilgi panosu yerleştirmişler. Sayıları belki de 1000’e kadar varan Sümsük kuşlarına 1-2 metreye kadar yaklaşabiliyorsunuz. Sürekli hareket halindeler. Eş bulmaya çalışan, gezip gelen, uçmaya hazırlanan, uçmayı öğrenen, birbiriyle kavga eden veya oynayanların oluşturduğu adeta çok sesli bir performans sergileniyor. Kanatları ve ayakları dip dibeyken, ince ve uzun boğazlarını yılan gibi kıvırıp birbirleriyle iletişime geçmeleri ilgi çekici. Yüzlerce sarı başlı büyük kuşu doğal ortamlarında bu kadar yakından gözlemlemek çok keyifliydi. 🙂 Bu düzlük üzerinde bir de deniz feneri var. Aslında deniz feneri tarafına bakınca görülen ve denizin içine doğru uzayan kayalıklarda bir koloni daha var. Ancak oraya ziyaretçilerin ulaşmasına izin verilmiyor.


Dönüş Vakti…
Bu ilginç kuşları bir süre izledikten sonra, DOC kulübesine geri döndüm. Bol su, biraz fıstık ve kuru üzüm tükettikten sonra veda vaktim gelmişti. Buradaki bir bilgi panosunda yazana göre, gelgit etkisinden olumsuz etkilenmemek için saat 14:35 ile 15:30 arasında ayrılmam gerekiyordu. Garanti olsun diye saat 15:00’te dönüşe geçtim. Yine de su iyice gelmeye başlamıştı. Gelirken üzerinde yürüdüğüm kaya zeminin bir bölümü az da olsa sular altındaydı. Neyse ki sandaletim vardı ve ıslanmak çok sorun değildi bu sıcakta. 2 saatlik bir yürüyüşün ardından aracıma geri döndüm ve kuşlara veda ettim.




